İmar kirliliğine neden olma suçunda (TCK 184/1) failin 'hata' hükümleri (TCK 30) kapsamında sorumluluğunun nasıl değerlendirilmesi gerektiğini, özellikle usta, kalfa veya işçilerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıyı bilmemeleri durumunu somutlaştırarak açıklayınız.
İmar kirliliğine neden olma suçunda, kanun gerekçesinde usta veya kalfanın 'bina yapan' sıfatıyla fail olabileceği belirtilse de, bu kişilerin inşasında çalıştıkları yapının ruhsata aykırı olduğunu bilmemeleri halinde TCK m.30'da düzenlenen hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Failin bu suçu kasten işlemesi gerektiğinden, usta, kalfa veya işçilerin bu suçun faili olarak kabul edilebilmesi için, inşa edilen yapının imar planına aykırı olduğunu bilerek hareket ettiklerinin şüpheye mahal vermeyecek şekilde ortaya konulması şarttır. Eğer bu kişiler ruhsat araştırması yapmamış ve yapının ruhsatsız olduğunu veya imar planına aykırı olduğunu bilmedikleri düşünülüyorsa, kasıtları oluşmayacağından cezai sorumlulukları gündeme gelmez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 13.02.2012 tarihli, 2010/27045 E. ve 2012/2535 K. sayılı kararı da bu hususu teyit ederek, inşaat ustasının ruhsatsız ve imar planına aykırı olduğunu bilerek hareket ettiğine dair kanıtlar tartışılmadan hükümlülük kararı verilmesini eksik araştırma sebebiyle bozma nedeni saymıştır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/binanin-vasfi-ve-yapidaki-tamiratin-imar-kirliligine-neden-olma-sucuna-etkisi, 'Kanaatimizce; suça konu inşa faaliyetinde yapı ruhsatiyesi alınmadan...' bölümü ve Yargıtay kararı)