TCK m.134'te düzenlenen 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçu ile TCK m.136'da düzenlenen 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçu arasındaki hukuki yarar ve suçun konusuna ilişkin farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50358

TCK m.134'te korunan hukuki yarar, 'bireyin özel hayatı'dır. Bu maddeye göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, yalnızca 'özel hayat' kapsamında korunan verilerin (ses, görüntü, bilgi, sır) ihlalini kapsar. Anayasa'nın 20-22. maddelerinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme hürriyeti gibi geniş bir alanı korur. Buna karşılık, TCK m.136'da korunan hukuki yarar, 'kişisel verilerin hukuka uygunluğunu' sağlamaktır ve bu suçun konusunu 'her türlü' kişisel veri oluşturabilir. Yani, kişisel veri niteliğine sahip olan ancak özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilmeyen (örneğin, bir kişinin kamuya açık olan işyeri adresi gibi) verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi durumunda TCK m.136 uygulanır. İnsanın toplumsal bir varlık olduğu ve aile ve özel hayatlarının yanında genel bir hayatlarının da bulunduğu, bu alana yönelik ihlallerin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmayacağı ortadadır. Dolayısıyla TCK 136'nın alanı, TCK 134'e göre daha geniştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-islenmesinin-ve-paylasilmasinin-hukukiligi, 'Ancak TCK m.136’e göre yapılacak incelemede...' bölümü)