Kişisel verilerin korunması hukukunda (KVKK), 'ilgilinin rızası' ile 'kanun hükmünü yerine getirme' hukuka uygunluk sebepleri arasında nasıl bir ayrım vardır? Ayrıca, ilgilinin rızası alınırken KVKK m.10'da yer alan aydınlatma yükümlülüğünün önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50355

Kişisel verilerin KVKK kapsamında işlenebilmesi için temel hukuka uygunluk sebepleri arasında 'ilgilinin açık rızası' (KVKK m.5/1) ve 'kanun hükmünü yerine getirme' gibi diğer hukuka uygunluk sebepleri (KVKK m.5/2) bulunur. İlgilinin rızası, veri sahibinin bilinçli ve özgür iradesiyle verdiği izni ifade ederken, 'kanun hükmünü yerine getirme' ise bir kanun hükmünün veri işlemeyi açıkça zorunlu kılması durumudur (örn. vergi mevzuatı gereği işlemeler). Önemle belirtilmelidir ki, ilgilinin rızası alınırken KVKK m.10'da yer alan aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi zorunludur. Aydınlatma yükümlülüğü, veri sahibine verilerinin kim tarafından, hangi amaçla, hangi hukuki sebeple, kimlere aktarılacağı gibi bilgilerin açıkça bildirilmesini gerektirir. Aksi takdirde, alınan rıza geçerli olmayacak, işlenen veriler hukuka aykırı olacak ve hem KVKK hem de TCK kapsamında veri işleyenin sorumluluğu gündeme gelecektir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-islenmesinin-ve-paylasilmasinin-hukukiligi, 'Kişisel verilerin KVKK kapsamında işlenebilmesi...' ve 'Belirtmeliyiz ki; ilgilinin rızası alınırken KVKK m.10…' bölümleri)