Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 30.06.2020 tarihli, 2018/5887 E. ve 2020/3545 K. sayılı kararı bağlamında, CMK m.119/4'te düzenlenen arama sırasında 'ihtiyar veya komşulardan iki kişi bulundurulması' usuli güvencesinin ihlalinin hukuka aykırı delil sonucunu doğurması ve bu delillerin mahkumiyete esas alınamaması ilkesini açıklayınız.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin bu kararında, sanığın evinde yapılan arama sırasında CMK'nın 119/4. maddesindeki usuli güvenceye (Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulması) uyulmadığı tespiti yapılmıştır. Sanığın kardeşinin hazır olduğu, ancak arama sırasında evde olmadığı ve imzasının sonradan alındığı, sanığın suç unsuru şeylerin evine başka kişilerce konulmuş olabileceği yönündeki savunmaları dikkate alınmıştır. Karar, 'arama sırasında ihtiyar heyeti azalarından veya komşularından bir kişinin eksik bulundurulmuş olmasının kanuna aykırılık teşkil ettiği, delillerin sıhhatini şüpheli hale getiren bir durumun söz konusu olduğu'nu belirtmiştir. Bu tür hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillerin (bu durumda uyuşturucu madde hem suçun maddi konusu hem de delili) hükme esas alınamayacağına hükmedilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadına atıfla, hukuka aykırı deliller değerlendirme dışı tutulduğunda sanığın mahkumiyetine yeterli başkaca delil bulunmadığı hallerde sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar, CMK 119/4'ün mutlak bir usuli güvence olduğunu ve ihlalinin delilin hukuka aykırı hale gelmesine yol açtığını somutlaştırmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ihas-m53-cercevesinde-hukuka-aykiri-delillerin-kullanilmasi, Yargıtay 20. Ceza Dairesi 30.06.2020 tarihli kararı)