Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 21.06.2018 tarihli, 2016/8831 E. ve 2018/9857 K. sayılı kararında, sanıkların çocuklarına sokakta çiçek sattırma eyleminin TCK 232/1'deki suçu oluşturduğu gözetilmeden neden TCK 232/2 uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirtilmiştir?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu kararında, sanıkların, çocuğu olup birlikte yaşadığı mağdura sokakta çiçek sattırma biçimindeki eyleminin TCK'nın 232/1. maddesinde düzenlenen (aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamele) suçu oluşturduğu kabul edilmiştir. Ancak yerel mahkeme, bu eylem için TCK'nın 232/2. maddesini (disiplin yetkisinin kötüye kullanılması) uygulamıştır. Yargıtay, bu durumun suç vasfında bir hata olduğunu belirtmiş, ancak 'aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı' gerekçesiyle hükmü düzelterek onamıştır. Bu durum, Türk Ceza Muhakemesi Hukuku'nda yer alan 'aleyhe bozma yasağı' (reformatio in peius) ilkesini ifade eder. Eğer temyiz başvurusu sadece sanık veya onun lehine yapılmışsa, temyiz incelemesi sonucunda verilen karar, sanığın aleyhine sonuç doğuramaz. Yani, suçun niteliğinin TCK 232/2'den TCK 232/1'e dönüştürülmesi, ceza miktarında veya koşullarında sanık aleyhine bir değişikliğe yol açabilecek olsaydı ve temyiz sanık lehine yapıldıysa, Yargıtay bu düzeltmeyi yapamazdı. Bu olayda, muhtemelen maddeler arası ceza farkı sanık aleyhine olmadığı veya aleyhe bir sonuç yaratılmadığı için sadece nitelendirme hatası belirtilmiş, ancak aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma yoluna gidilmemiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ 21.06.2018 tarihli kararı)