Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 04.06.2012 tarihli, 2012/5670 E. ve 2012/6328 K. sayılı kararında, öğrenim gördüğü eğitim kurumunun müdürü olan sanığın, mağdura yönelik basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanmasına neden olan eyleminin neden kötü muamele suçu (TCK 232/2) değil de kasten yaralama suçu (TCK 86/2, 3-d) olarak nitelendirilmesi gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50349

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin bu kararında, sanığın (eğitim kurumu müdürü) mağdura yönelik basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama eyleminin, TCK 232/2'de düzenlenen kötü muamele suçunun unsurları arasına giren 'yaralama, tehdit, sövme gibi kanunun başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan' fiillerden olmadığı belirtilmiştir. Yani, yaralama eylemi zaten TCK 86'da özel olarak düzenlenmiş bir suçtur. Karar, sanığın kamu görevlisi olması nedeniyle sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle (TCK 86/3-d) kasten yaralama suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu durumda, kötü muamele suçundan beraat kararı verilmesi yerine, iddianamedeki açıklamalara göre ek savunma verilerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir. Bu içtihat, kötü muamele suçunun diğer spesifik suçlara nazaran ikincil niteliğini ve fiilin doğrudan bir yaralama eylemi olması durumunda, yaralama suçunun uygulanması gerektiğini vurgular. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ 04.06.2012 tarihli kararı)