Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 16.05.2016 tarihli, 2015/23647 E. ve 2016/10598 K. sayılı kararında, kötü muamele suçu (TCK 232) ile yaralama, tehdit ve sövme gibi suçlar arasındaki ayrımı vurgulayarak, sanığın eşine karşı kötü muamele olarak kabul edilen eylemlerin ne şekilde süreklilik gösterdiğinin açıklanmamasının neden bozma sebebi sayıldığını belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50345

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu kararında, TCK 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun, 'yaralama, tehdit ve sövme gibi Kanunun başka maddelerinde açıkça suç olarak düzenlenmiş eylemler dışında kalan ve failin aynı konutta birlikte yaşadığı kişilere karşı gerçekleştirdiği, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma vb. eylemleri' kapsadığı belirtilmiştir. Somut olayda, sanığın eşine karşı kötü muamele olarak kabul edilen eylemlerin neler olduğu ve 'ne şekilde süreklilik gösterdiği denetime olanak verecek biçimde açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle kötü muamele suçundan mahkumiyet hükmü kurulması' bozma sebebi sayılmıştır. Bu karar, kötü muamele suçunun kendine özgü bir fiil ve süreklilik unsuru olduğunu, diğer spesifik suçlardan (yaralama, tehdit, hakaret) ayrı olarak somutlaştırılması ve gerekçelendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Aksi halde, genel ve soyut ifadelerle mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı kabul edilmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ 16.05.2016 tarihli kararı)