Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 28.09.2016 tarihli, 2015/24412 E. ve 2016/15093 K. sayılı kararı bağlamında, kötü muamele suçu (TCK 232/1) için aranan 'süreklilik' unsuru nasıl yorumlanmıştır? Sanığın eşine yönelik fiziksel şiddet ve hakaret eylemlerinin neden kötü muamele suçunu oluşturmadığı sonucuna varılmıştır?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu kararında, TCK 232/1'deki kötü muamele suçunun oluşması için mağdura yönelik fiillerin 'süreklilik arz etmesi' ve kanunda düzenlenen diğer suçlardan (yaralama, tehdit, sövme gibi) farklılaşması gerektiği belirtilmiştir. Yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalıştırmaya mecbur bırakmak gibi eylemler kötü muameleye örnek gösterilebilir. Somut olayda, sanığın eşine uzun zamandır sürekli hakaret etmek ve fiziksel şiddet uygulamak suretiyle kötü muamelede bulunduğu iddiası bulunmasına rağmen, mahkemenin sanığı hem kasten yaralama hem de kötü muamele suçlarından cezalandırmasına karar vermesi Yargıtayca hatalı bulunmuştur. Yargıtay, sanığın suç tarihinde gerçekleşen kasten yaralama eyleminden önceki fiziksel şiddet ve hakaret eylemlerinin ayrı ayrı suçlar oluşturduğunu ve 'başkaca kötü muamele suçundan cezalandırmayı olanaklı kılan suç unsurunun iddianame kapsamında gösterilmemesi karşısında' sanığın bu suçtan beraat etmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, kötü muamele suçunun diğer suçlardan ayrı bir fiil türü gerektirdiğini ve diğer suçların 'kötü muamele' adı altında tekrardan cezalandırılamayacağını vurgulamaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ 28.09.2016 tarihli kararı)