Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2024/189 E., 2024/331 K. sayılı kararı bağlamında, 'olası kast' ile 'bilinçli taksir' arasındaki ayrım nasıl yapılmaktadır? Özellikle 'Frank formülü' ve failin neticeyi kabullenip kabullenmediği kriterleri bu ayrımda nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50336

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu kararında 'olası kast' ile 'bilinçli taksir' arasındaki ayrım detaylıca açıklanmıştır. Her iki durumda da fail neticeyi öngörür. Ancak olası kastta, fail öngördüğü muhtemel neticenin meydana gelmesini 'kabullenir' ve fiili 'öyle ya da böyle herhalde gerçekleştirirdim' düşüncesiyle işler. Bilinçli taksirde ise fail, neticeyi öngörmesine rağmen gerçekleşmesini 'istemez' ve kendi becerisine, şansına veya başka etkenlere güvenerek sonucun meydana gelmeyeceğine inanır. Bu ayrımı yapmak için 'Frank formülü' kullanılır: Eğer 'öyle veya böyle fail her hâlde hareketi gerçekleştirirdi' diyebiliyorsak olası kast; 'neticenin gerçekleşeceğini bilseydi hareketi gerçekleştirmeyecekti' diyebiliyorsak bilinçli taksirden söz edilir. Karar, sollama yasağını ihlal ederek tehlikeli sollama yapan sanığın, ölenin seyir dengesini bozabileceğini ve kazaya sebep olabileceğini öngörmesi gerektiği, ancak öngördüğü muhtemel neticeye kayıtsız kalarak hareketi sürdürdüğüne ve böylelikle muhtemel ölüm neticesini kabullendiğine dair bir delil bulunmadığı için eyleminin olası kastla değil, sürüş becerisine ve şansına güvenerek hareket etmesi nedeniyle 'bilinçli taksirle' gerçekleştiğini kabul etmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, '“Basit Taksir” İle “Bilinçli Taksirle” Öldürme Arasındaki Fark' bölümü ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/189 E., 2024/331 K. kararı)