Bilinçli taksir ile basit taksir arasındaki ayırt edici ölçüt nedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2016/250 K.) kararı bu ayrımı nasıl tanımlamıştır? Bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50335

Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırt edici ölçüt, failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörüp öngörmediğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2016/250 K.) kararına göre, basit taksirde fail öngörülebilir neticeyi 'öngörmezken', bilinçli taksirde fail bu neticeyi 'öngörmüş' olmasına rağmen, gerçekleşmesini istemez. Bilinçli taksirde, fail öngördüğü neticeyi istememesine karşın, şansa veya kendi beceri/bilgisine güvenerek hareket eder ve sonucun meydana gelmeyeceği yönünde yanlış bir kanaate kapılır. Örneğin, yüksek miktarda alkol aldığı halde araba süren ve trafik kazası neticesinde ölüme neden olan kişi bilinçli taksirle hareket etmiş sayılır. Çünkü fail, yüksek alkolün ölüme neden olabileceğini öngörmesine rağmen (istemese de) araba sürmüştür. Buna karşılık, basit taksirde, fail neticeyi öngörememiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, 'Taksirli Suç Kavramı ve Taksirin Unsurları' ile 'Bilinçli Taksirle İnsan Öldürme Suçu ve Sorumluluk Rejimi' bölümleri)