Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/363 Karar sayılı kararı ile sabit olan 'silahla taksirle öldürme' olayında, sanığın eyleminin neden 'taksirle öldürme' suçu olarak nitelendirildiğini ve 'kasten öldürme' kastının oluşmadığı sonucuna varılmasının gerekçelerini açıklayınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/363 Karar sayılı kararına konu olayda, sanık kızı ve damadının kavgaları nedeniyle büyük üzüntüye kapılıp kendisini öldürmek amacıyla silahı göğsüne dayamış, kızı ve damadının silahı almaya çalışırken silahın ateş alması sonucu maktule A.'nın ölümüne neden olmuştur. Mahkeme, bu eylemi 'taksirle öldürme' olarak nitelendirmiştir. Gerekçe olarak, olayın ani gelişmesi, sanık ile maktulenin (anne-kız) arasında öldürmeyi gerektirecek bir sebep bulunmaması, sanığın maddi delillerle örtüşen istikrarlı savunması ve sanığın maktuleyi öldürmek istediğine dair herhangi bir delilin dosyada bulunmaması gösterilmiştir. Sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair şüphede kalındığı ve bu şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, sanığın sonucun meydana gelmesini istemediği, dolayısıyla kasıt unsuru yerine taksir unsurunun bulunduğu sonucunu doğurmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, 'Silahla Taksirle Öldürme Suçu' bölümü)