İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçu (TCK 115) hangi hukuki değeri korumaktadır ve suçun işlenişindeki temel hareket unsurları nelerdir? Bu suçun şikâyete tabi olup olmadığını belirtiniz.
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçu (TCK 115), kişilerin Anayasa'da (m. 24, 25, 26) ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan dini inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklama özgürlüğünü korur. Suçun hukuki konusu, bireylerin inanç özgürlükleri ile birlikte kamu düzeni ve güvenliğidir. Suçun temel hareket unsurları TCK 115'in fıkralarında düzenlenmiştir: (1) Bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlamak, (2) bunları açıklamaktan ve yaymaktan men etmek, (3) dini inancın gereğinin yerine getirilmesini veya dini ibadet/ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasını engellemek, (4) cebir, tehdit veya hukuka aykırı bir davranışla kişinin inanç, düşünce ve kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale etmek veya bunları değiştirmeye zorlamak. Bu suç, 'cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla' işlenir. İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçu şikâyete tabi bir suç değildir; Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçme dosya üzerinde bir etki yaratmaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/inanc-dusunce-ve-kanaat-hurriyetinin-kullanilmasinin-engellenmesi-sucu/, 'İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Nedir?', 'İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Şartları' ve tablosu)