Ruhsata uygun olarak yapılan bir binada sonradan yapılan tadilat veya değişikliklerin imar kirliliği suçuna (TCK 184) etkisini, 'esaslı tadilat' ve 'basit tamirat/tadilat' ayrımı bağlamında değerlendiriniz. Yargıtay'ın bu konudaki içtihadını bir örnek kararla açıklayınız.
Ruhsata uygun yapılmış bir binada sonradan ruhsat alınmaksızın yapılan değişikliklerin TCK m.184/1 uyarınca suç teşkil edip etmediği, bu değişikliklerin niteliğine göre değişir. İmar Kanunu m.21/3, ruhsata tabi olmayan basit tamir ve tadilatları (derz, boya, çatı onarımı vb., taşıyıcı unsuru etkilemeyen ve yönetmeliğe uygun olanlar) sayar. Bu kapsamdaki tadilatlar suç oluşturmaz, sadece idari yaptırıma tabi olabilir. Ancak değişiklik 'esaslı tadilat' niteliğindeyse suç oluşabilir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği (PAİY) m.4/y'ye göre esaslı tadilat; taşıyıcı unsuru, yapı inşaat alanını, emsale konu alanı, taban alanını, bağımsız bölüm sayısını, ortak/bağımsız bölüm alanlarını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemlerdir. Yargıtay (örn. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 02.05.2011 tarihli, 2009/8719 E. ve 2011/5937 K. sayılı kararı) esaslı tadilatı, binanın brüt alanında artış meydana getiren, niteliğini değiştiren, taşıyıcı unsurları etkileyen ve İmar Kanunu m.5 kapsamında 'bina' niteliğinde olan yapılar olarak kabul eder. Örneğin, mevcut odaların birleştirilmesi gibi hacim artışı sağlamayan tadilatlar suç oluşturmazken, ruhsatlı binanın üzerine kat çıkılması, kat yüksekliğinde çatı yapılıp bölümlere ayrılması gibi imalatlar TCK m.184/1 uyarınca imar kirliliği suçunu oluşturur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/binanin-vasfi-ve-yapidaki-tamiratin-imar-kirliligine-neden-olma-sucuna-etkisi, 'Ruhsata Uygun Olarak Yapılan Binada Ruhsat Alınmaksızın Sonradan Yapılan Tadilat veya Değişikliklerin İmar Kirliliği Suçuna Etkisi' ve ilgili Yargıtay kararları)