Yapı denetim kuruluşlarında görevli teknik kişilerin imar kirliliğine neden olma suçu (TCK 184) bakımından ceza sorumluluğu konusunda doktrindeki farklı görüşleri ve Yargıtay'ın bu konudaki istikrarlı yaklaşımını açıklayınız. Yazarın bu konudaki kanaatini belirtiniz.
Yapı denetim kuruluşlarında görevli teknik kişilerin TCK 184 suçu bakımından ceza sorumluluğu konusunda üç ana görüş bulunmaktadır: (1) Bazı görüşler, TCK m.184 gerekçesinde yer alan 'bu tür inşa faaliyetlerine kontrol ve denetim hizmeti veren teknik kişiler de bu suçtan dolayı fail sıfatıyla cezalandırılacaktır' ifadesine dayanarak, bu kişilerin asli fail olarak sorumlu olduğunu belirtir. (2) Diğer görüş, bu kişilerin ruhsatsız binayı 'yapan ve yaptıran' sıfatını haiz olamayacağı, ancak TCK m.39/2-c uyarınca suça yardım eden olduğunu savunur. (3) Üçüncü bir görüş ise, bu kişilerin eylemlerinin TCK 184 kapsamında 'bina yapma veya yaptırma' olarak nitelendirilemeyeceğini, eylemlerinin 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun m.9/1'e aykırılık teşkil ettiğini ve dolayısıyla TCK m.257 uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu belirtir. Yargıtay (örneğin, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 01.10.2016 tarihli, 2015/37849 E. ve 2016/16953 K. sayılı kararı) istikrarlı olarak üçüncü görüşü benimsemektedir. Makale yazarı da, TCK 184/1'in icrai hareketle işlenebilen bir suç olması ve ihmali hareketlerle işlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle teknik kişilerin asli fail olamayacağını, bu durumun 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesine aykırılık teşkil edeceğini belirtir. Dolayısıyla, ruhsat ve projeye aykırılıkları bildirmeyen denetimcilerin TCK m.257 uyarınca görevi kötüye kullanma suçundan sorumlu tutulması gerektiğini ifade eder. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/binanin-vasfi-ve-yapidaki-tamiratin-imar-kirliligine-neden-olma-sucuna-etkisi, 'Buna ek olarak; imar kirliliğine neden olma suçu bakımından' başlayan bölüm ve ilgili Yargıtay kararı)