İş kazası neticesinde meydana gelen ölümlerde, işverenin 'iş güvenliği ve işçi sağlığı kurallarına riayet etmeme' eylemlerinin taksirle ölüme neden olma suçundaki (TCK m.85) kusur tespitine etkisini açıklayınız. Özellikle büyük şirketlerde 'sorumlu müdür'lerin ve 'şantiye şefleri'nin ceza sorumluluğunu ve uyarılarına rağmen önlem alınmaması durumunda şirket ortakları/yöneticilerinin sorumluluğuna geçiş koşullarını irdeleyiniz.
İş kazası neticesinde işçinin ölümü durumunda, savcılık taksirle ölüme neden olma suçundan (TCK m.85) resen soruşturma başlatır. İş güvenliği ve işçi sağlığı kurallarına riayet edilmemesi, işverenin veya ilgili sorumlu kişilerin kusurlu olduğunu gösteren temel bir faktördür (örn. güvenlik ekipmanı eksikliği, fazla çalışma). Bu kusur tespiti, iş güvenliği uzmanlarından alınan bilirkişi raporları aracılığıyla yapılır. Büyük şirketlerde, iş güvenliğinden sorumlu 'müdürler' (örn. üretim sorumlusu gıda mühendisi) veya 'şantiye şefleri' gibi pozisyonlardaki kişiler, kendi görev alanlarındaki yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde birincil derecede sorumlu tutulabilirler. Örneğin, büyük bir inşaat firmasında meydana gelen iş kazasında, inşaat alanından sorumlu şantiye şefi yargılanabilir. Ancak, eğer sorumlu müdürün veya şefin uyarılarına rağmen, şirket üst yönetimi veya şirket ortakları iş güvenliği için gerekli önlemleri almamışsa veya altyapısal eksiklikleri gidermemişse, bu durumda şirket ortaklarının veya yöneticilerinin de taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan sorumlu tutulması mümkündür. Bu, kusurun sadece operasyonel düzeydeki kişilere değil, aynı zamanda karar alma ve kaynak tahsis etme yetkisine sahip üst düzey yetkililere de sirayet edebileceğini gösterir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html)