HMK m.23'teki 'yargı yeri belirlenmesi' müessesesini, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın görev ve yetki konusunda verdikleri kararların bağlayıcılığı açısından derinlemesine analiz ediniz. Özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.06.2016 tarihli kararı (2014/14-1587 E., 2016/822 K.) ışığında, farklı daireler arasındaki görev uyuşmazlıklarında bağlayıcılığın nasıl işlediğini ve karşı oy gerekçesindeki 'eşit seviyedeki mahkemeler' tartışmasını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50285

HMK m.23/2'ye göre, Yargıtayca verilen merci tayini kararları ile kanun yolu incelemesi sonucu kesinleşen görev veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar. Bu ilke, yargılamada hukuki güvenlik ve etkinliği sağlamayı amaçlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.06.2016 tarihli kararı (2014/14-1587 E., 2016/822 K.), bir ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının temyiz sonucu bir Yargıtay dairesince onanarak kesinleşmesi durumunda, bu kararın yargılamayı yapmak üzere gönderildiği diğer Yargıtay dairesini de bağlayacağını belirtmiştir. Yani, Yargıtay'ın bir dairesinin kesinleşen görev kararı, Yargıtay içindeki başka bir daire için de bağlayıcıdır. Ancak, bu karardaki karşı oy gerekçesi, 'HMK m.23/2 maddesinin birbiriyle eşit seviyedeki mahkemeler arasındaki ilişkiyi düzenlediğini' savunmuştur. Karşı oy, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ilk derece mahkemesi olarak görev yaparken dahi eşit seviyede olmadığını, bu nedenle Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin görevsizlik kararı vermesini engelleyen bir kural bulunmadığını iddia etmiştir. Bu tartışma, Yargıtay dairelerinin kendi içlerindeki hiyerarşiyi ve görev uyuşmazlıklarının çözümündeki karmaşıklığı ortaya koymaktadır. Kararın bağlayıcılığı, hukuki güvenlik ve yargısal tutarlılığın sağlanması açısından kritik öneme sahiptir, zira aksi takdirde dosyalar sürekli olarak görevsizlik kararlarıyla mahkemeler arasında dolaşacaktır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-23-inceleme-usulu-ve-sonucu.html, HMK m.23/2, Yargıtay HGK 22.06.2016)