Anayasa Mahkemesi'nin cinsel saldırı suçunda verilen HAGB kararının kötü muamele yasağını ihlal ettiğine ilişkin kararı (17.05.2018, 2014/19112 B. No.) bağlamında, AYM'nin 'asgari eşik' kriterinin belirlenmesinde dikkate aldığı faktörleri (muamelenin süresi, bedensel/ruhsal etkileri, mağdurun özellikleri) detaylandırınız. Kararın, 'toplumca hassasiyet gösterilen cinsel saldırı eyleminin sonuçlarını hafifletmek' izlenimini vermesi eleştirisini ve bunun HAGB kurumunun amacına aykırılığını tartışınız.
AYM'nin 17.05.2018 tarihli kararında, cinsel saldırı suçunda verilen HAGB kararının kötü muamele yasağını ihlal ettiğine hükmedilmiştir. AYM, bir muamelenin kötü muamele yasağına girebilmesi için 'asgari bir eşiğe ulaşması' gerektiğini ve bu eşiğin belirlenmesinde muamelenin süresi, bedensel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi etkenleri göz önünde bulundurduğunu belirtmiştir. Somut olayda, başvurucuya yönelik eylemin 'hafif sayılmayacak düzeyde fiziksel müdahale içermesi' ve 'travma sonrası stres bozukluğu tanısı koyulması' nedenleriyle eşiğin aşıldığı kabul edilmiştir. Karar, yerel mahkemenin HAGB kararının, 'toplumca hassasiyet gösterilen cinsel saldırı eyleminin sonuçlarını hafifletmek için kullanıldığı' izlenimini verdiğini eleştirmiştir. Bu eleştiri, HAGB kurumunun amacına (faili denetimli bir süreçten geçirerek topluma kazandırma, adli sicilini temiz tutma) aykırı olarak, bazı ağır suçlarda cezasızlık algısı yaratabileceği ve mağdurun korunması amacını zayıflatabileceği endişesini yansıtır. AYM, bu tür suçlarda Devletin pozitif yükümlülüğünün, caydırıcı yasal önlemleri etkili kılmayı gerektirdiğini ve HAGB'nin bu noktada yetersiz kaldığını savunarak, HAGB'nin amacının ötesine geçerek kamu düzeni ve mağdurun hakları açısından değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hagb-kararinin-kotu-muamele-yasagini-ihlal-ettigine-iliskin-aym-karari/, Anayasa m.17/3, CMK m.231)