TCK m.145'te hırsızlık suçunda 'malın değerinin azlığı' nedeniyle ceza indiriminde hakime tanınan geniş takdir yetkisini, 'ceza vermekten vazgeçme' ve 'cezada indirim yapma' seçenekleri üzerinden değerlendiriniz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 tarihli kararındaki 'az ceza verme' ve 'ceza vermekten vazgeçme' seçeneklerinde farklı değer ölçüsü aranmaması gerektiği tespitini ve hakimin takdirinin gerekçede gösterilmesinin önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50276

TCK m.145, hırsızlık suçunda 'malın değerinin azlığı' nedeniyle yargıca cezada indirim yapma veya ceza vermeme yönünde geniş bir takdir yetkisi tanır. 'Ceza vermekten vazgeçme' seçeneği, malın değerinin, ceza verilmemeyi haklı saydıracak kadar ehemmiyetsiz ölçüde az olması durumunda gündeme gelir. 'Cezada indirim yapma' seçeneği ise, değer azlığı daha az ehemmiyetsiz olduğunda veya diğer koşullar cezasızlığı gerektirmediğinde uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 tarihli, 2009/6-242 E., 2009/291 K. sayılı kararı, 'az ceza verme' seçeneğinde daha yüksek değerin, 'ceza vermekten vazgeçme' halinde ise daha az bir değerin aranmasının gerekli olmadığını vurgulamıştır. Yani, maddeyle getirilen sistem, sadece malın değerinin objektif ölçütlere göre belirlenerek cezadan indirim veya ceza verilmemesinden ibaret değildir. Hakim, bu değerlendirmenin yanı sıra her somut olayda, suçun işleniş şekli, mağdur veya sanığın konumu, olayın gerçekleştiği yer ve zamanı dikkate alacak, TCK m.3 uyarınca 'işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı' bir cezaya hükmetmek suretiyle ceza adaletini sağlayacaktır. Hakim, takdirini kullanırken gerekçesini kararda açıkça göstermelidir, bu da kararların denetlenebilirliğini ve şeffaflığını sağlar. (Kaynak: ayboga.av.tr/malin-degerinin-az-olmasi-nedeniyle-indirim/, TCK m.3, 145, Yargıtay CGK 15.12.2009)