Taksirli suçlarda 'kusur sorumluluğu' ilkesinin, failin cezasının tayinindeki belirleyiciliğini açıklayınız. Failin 'asli kusurlu' veya 'tali kusurlu' olmasının, cezanın alt ve üst sınırı arasındaki belirlenmesinde hangi kriterlere göre dikkate alındığını, Yargıtay'ın trafik kazaları özelindeki yerleşik uygulamasını örnekleyiniz.
Taksirli suçlarda 'kusur sorumluluğu' ilkesi geçerlidir, yani 'herkes kendi kusurlu fiilinden sorumludur'. Objektif bir sorumluluk rejimi yerine failin kusurluluk durumuna göre sorumluluğu belirlenir. Failin cezasının tayininde, olayın meydana gelmesindeki kusuru esas alınır. Türk Ceza Kanunu'nda kusurun derecelendirilmesi suretiyle doğrudan bir ceza indirimi söz konusu olmasa da, bu durum temel cezanın tayininde dikkate alınır (TCK m.3/1, 61/1, 22/4). Uygulamada, özellikle trafik kazalarında, failin kusur durumunu tarif etmek için 'asli kusur' ve 'tali kusur' ayrımı yapılır. Bilirkişi incelemesi aracılığıyla kural ihlalleri tek tek saptanarak kusur oranı belirlenir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre: Asli kusurlu sayılan faile verilecek ceza, olayın oluş şekli ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak suçun kanunda belirlenen cezanın alt sınırından daha yukarıda bir miktarda belirlenmelidir (örn. Yargıtay 12. CD 2017/3587 K.). Tali kusurlu kabul edilen faile verilecek ceza ise genellikle suçun alt sınırından belirlenir, ancak kusur yoğunluğu ve zararın ağırlığına göre alt sınırdan uzaklaşma da mümkündür (örn. Yargıtay 12. CD 2016/10563 K.). Bu ayrım, cezanın 'işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı' olmasını sağlayarak ceza adaletini temin etmeyi amaçlar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, TCK m.3/1, 22/4, 61/1, 85)