HMK m.23'te düzenlenen 'yargı yeri belirlenmesi' usulünde, Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilen görev veya yetkiye ilişkin kararların 'bağlayıcılık' ilkesini derinlemesine inceleyiniz. Bu ilkenin 'adil yargılanma hakkı' ve 'hukuki güvenlik' prensipleri açısından önemini, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2018 tarihli kararı gibi emsal kararlar üzerinden tartışınız.
HMK m.23/2'ye göre, 'Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.' Bu ilke, yargılamanın uzamasını ve mahkemeler arasında gereksiz görev/yetki uyuşmazlıklarını önlemeyi amaçlar. 'Bağlayıcılık', kararın verildiği mahkemenin, davanın sonraki aşamalarında aynı konuda tekrar görevsizlik veya yetkisizlik kararı veremeyeceği anlamına gelir. Bu, 'adil yargılanma hakkı'nın bir uzantısı olarak 'makul sürede yargılanma' hakkını güvence altına alır ve yargılamada 'hukuki güvenlik' ile 'istikrar'ı sağlar. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2018 tarihli, 2017/7857 E. ve 2018/1437 K. sayılı kararında, Yargıtayca merci tayini kararının verilmesi sonrasında, sulh hukuk mahkemesinin tekrar yetkisizlik kararı vermesinin doğru görülmediği belirtilmiştir. Bu karar, yüksek yargı organının bir kez görev veya yetki tayini yaptıktan sonra, alt mahkemelerin bu karara kayıtsız şartsız uyması gerektiğini, aksi takdirde yargılama sürecinin anlamsız bir döngüye gireceğini vurgular. İlke, davaların hızla çözümlenmesi ve yargı kaynaklarının verimli kullanılması açısından kritik bir öneme sahiptir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-23-inceleme-usulu-ve-sonucu.html, HMK m.23/2, Yargıtay 8. HD 25.01.2018)