TCK m.136'da düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunda 'esaslı hata'nın (TCK m.30/1) uygulanma koşullarını ve Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını irdeleyiniz. Failin 'verinin kişisel veri olup olmadığını bilmemesi' veya 'başkasına ait olup olmadığını bilmemesi' gibi durumların ceza sorumluluğunu nasıl etkileyeceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50264

TCK m.136'da düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunda, failin düştüğü hata ceza sorumluluğunu etkileyebilir. TCK m.30/1'de düzenlenen 'esaslı hata', failin 'fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki unsurları bilmemesi' halidir. Bu suç açısından esaslı hata, failin paylaştığı veya ele geçirdiği verinin 'kişisel veri' niteliğinde olduğunu bilmemesi, verinin 'başkasına ait' olup olmadığını bilmemesi veya 'paylaşılmasının hukuka uygun olup olmayacağını' bilmemesi gibi durumları kapsar. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 18.09.2019 tarihli, 2018/8466 E. ve 2019/9054 K. sayılı kararında, her somut olayda hukuka uygunluk sebebi ve hata halinin titizlikle araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Eğer failin tasavvuru doğru olsa idi bu suç meydana gelmeyecekse, failin esaslı hataya düştüğü söylenebilir ve bu durumda fail cezalandırılmayacaktır. Zira esaslı hata, kastı kaldıran bir hatadır ve TCK m.136 taksirli sorumluluk öngörmediği için, kastın yokluğu ceza sorumluluğunu ortadan kaldırır. Örneğin, medeni hal bilgisinin kişisel veri olduğunu bilmeden paylaşan bir kişi, esaslı hataya düşmüş sayılabilir. Bu yaklaşım, suçun 'uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması' gibi olumsuz sonuçların önüne geçmeyi hedefler. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-islenmesinin-ve-paylasilmasinin-hukukiligi, TCK m.30/1, 136, Yargıtay 12. CD 18.09.2019)