Kişisel verilerin korunması kanunu (KVKK) kapsamında 'özel nitelikte kişisel veriler'in hassasiyetini ve bu verilerin işlenmesi için aranan katı şartları detaylıca açıklayınız. Özellikle sağlık ve cinsel hayata ilişkin verilerin işlenmesinde 'kamu sağlığının korunması' ve 'sır saklama yükümlülüğü'nün taşıdığı kritik önemi tartışınız. İlgilinin rızası alınırken KVKK m.10'da yer alan 'aydınlatma' yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin hukuki sonuçlarını irdeleyiniz.
KVKK m.6'da sayılan özel nitelikte kişisel veriler (ırk, etnik köken, siyasi düşünce, din, sağlık, cinsel hayat, biyometrik/genetik veriler vb.) diğer kişisel verilere göre daha yüksek koruma altındadır. Bu verilerin işlenmesi, KVKK m.5'teki genel hukuka uygunluk sebepleri bulunsa dahi, kural olarak veri sahibinin açık rızası olmadan işlenemez. Ancak bu kuralın istisnaları şunlardır: Sağlık ve cinsel hayat dışındaki özel nitelikli veriler: Kanunlarda açıkça öngörülen hallerde ilgilinin rızası olmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin veriler: Bu veriler daha da katı şartlara tabidir. Sadece 'kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi' amacıyla, 'sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından' ilgilinin rızası olmaksızın işlenebilir. 'Sır saklama yükümlülüğü' burada hayati öneme sahiptir, çünkü bu verilerin kötüye kullanımını engeller. İlgilinin rızası alınırken KVKK m.10'da yer alan 'aydınlatma' yükümlülüğünün yerine getirilmesi zorunludur. Aksi takdirde rıza geçerli olmayacak, işlenen veriler hukuka aykırı olacak ve hem KVKK hem de TCK kapsamında veri işleyenin sorumluluğu gündeme gelecektir (TCK m.136). Bu, veri güvenliğinin ve bireyin mahremiyetinin en üst düzeyde korunmasını amaçlar. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-islenmesinin-ve-paylasilmasinin-hukukiligi, KVKK m.5, 6, 10, TCK m.136)