Taksirle öldürme suçunda (TCK m.85) 'bilinçli taksir'in uygulanabilmesi için aranan 'neticenin öngörülmesi ancak istenmemesi' koşulunu, 'olası kast' ile karşılaştırarak açıklayınız. 'Frank formülü'nü (Yargıtay CGK 2024/331 K.) kullanarak bu iki kast türü arasındaki ince ayrımı ve ceza sorumluluğu üzerindeki etkisini örnekleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50260

Taksirle öldürme suçunda 'bilinçli taksir' (TCK m.22/3) ile 'olası kast' (TCK m.21/2) arasındaki ayrım, failin neticeye yönelik 'istem' unsuru açısından önemlidir. Bilinçli taksirde, fail neticenin meydana gelebileceğini 'öngörmesine' rağmen, bu neticeyi 'istemez'. Fail, kendi becerisine, şansına veya başka etkenlere güvenerek sonucun gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket eder. Örneğin, kırmızı ışıkta geçmenin ölüme neden olabileceğini öngören ancak 'nasıl olsa geçmeyeceğim' diyerek geçen sürücünün eylemi. Olası kastta ise (TCK m.21/2), fail suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini 'öngörmesine' rağmen, neticenin meydana gelmesini 'kabullenir' veya buna 'kayıtsız kalır'. Fail, 'neticenin gerçekleşeceğini bilseydim de fiili gerçekleştirirdim' der. 'Frank formülü', bu ayrımı netleştirmek için kullanılır: 'Eğer 'öyle veya böyle fail her hâlde hareketi gerçekleştirirdi' diyebiliyorsak olası kast; 'neticenin gerçekleşeceğini bilseydi hareketi gerçekleştirmeyecekti' diyebiliyorsak bilinçli taksirden söz edilir.' Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2024/331 K. sayılı kararı da bu ayrımı vurgulamıştır. Örneğin, tehlikeli bir sollama yapan sürücünün, ölüme neden olabileceğini öngörmesine rağmen 'bir şey olmaz' inancıyla hareket etmesi bilinçli taksirken, 'olsa da olur' düşüncesi olası kastı gösterir. Ceza sorumluluğu açısından, bilinçli taksirde ceza üçte birden yarıya kadar artırılırken, olası kastta suçun tam kastla işlenmiş gibi cezalandırılması veya daha ağır nitelikli hallerin uygulanması söz konusu olabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, TCK m.21/2, 22/3, 85, Yargıtay CGK 2024/189 E., 2024/331 K.)