Yargıtay'ın 'Kanun Yararına Bozma' (CMK m.309) mekanizmasını, 'olağanüstü temyiz' olarak adlandırmasının nedenlerini açıklayarak, bu yasa yolunun amacını ve uygulama alanını irdeleyiniz. Mahkemenin takdir yetkisine giren hususlarda Kanun Yararına Bozma yoluna başvurulamamasının altında yatan gerekçeyi TCK m.145'teki 'değer azlığı' örneği üzerinden tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50254

Yargıtay, 'Kanun Yararına Bozma' (CMK m.309) mekanizmasını 'olağanüstü temyiz' olarak adlandırır. Bu yasa yolunun amacı, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hakim veya mahkeme kararlarındaki maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkları gidermektir. Ülke sathında uygulama birliğini sağlamak, hukuka aykırılıkları ve uygulamadaki esaslı yanlışları düzeltmek temel hedefleridir. Ancak bu yol, kesin hükmün otoritesini zedelememek adına çok istisnai durumlarda uygulanır. Kanun Yararına Bozma yoluna, delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle başvurulması, bu olağanüstü yasa yolunun amaç ve kapsamıyla bağdaşmaz. Yargıtay'ın (Yargıtay CGK 11.12.2007, 2007/2-267 E., 2007/271 K.), 'Mahkemenin takdirine bağlı isteklerle uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, yasa yararına bozma konusu yapılamaz' ilkesi mevcuttur. TCK m.145'teki 'malın değerinin azlığı' kavramı, hakime cezada indirim yapabilme ya da ceza vermekten vazgeçebilme konusunda seçenekli bir takdir hakkı tanır. Hakim, olaydaki somut koşulları (suçun işleniş şekli, mağdur/sanık konumu vb.) değerlendirerek bu takdiri kullanır. Bu yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısı, Kanun Yararına Bozma konusu yapılamaz; zira bu, takdir yetkisine müdahale anlamına gelir. Bu yaklaşım, Yargıtay'ın hukuka aykırılıkları giderme görevini yerine getirirken, aynı zamanda alt mahkemelerin takdir yetkisine saygı duyduğunu ve yargılamanın her aşamasındaki hataları düzeltme aracı olmadığını gösterir. (Kaynak: ayboga.av.tr/malin-degerinin-az-olmasi-nedeniyle-indirim/, CMK m.309, TCK m.145, Yargıtay CGK 11.12.2007)