Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 01.04.2013 tarihli, 2012/14474 E. ve 2013/3681 K. sayılı kararı ışığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmesinde 'zararın giderilmesi' şartının kapsamını tartışınız. Bu şartın 'maddi zarar' ve 'manevi zarar' ayrımı açısından nasıl yorumlandığını ve somut olayda katılanın maddi zararının bulunmaması durumunda HAGB'ye yer olup olmadığını açıklayınız.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 01.04.2013 tarihli kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmesinde dikkate alınacak zararın 'maddi zarar' olup, 'manevi zararı kapsamadığı' belirtilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarihli, 2008/11-250 E., 2009/13 K. sayılı ilamına atıfla). CMK m.231/6-c uyarınca HAGB için 'Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi' şartı aranır. Bu şartın temel amacı, mağdurun suç nedeniyle uğradığı somut ve parasal karşılığı olan zararın telafi edilmesidir. Kararda incelenen kötü muamele suçunda, katılanın dosyaya yansıyan 'maddi bir zararının bulunmadığı' gözetilmeden, katılanın zararının giderilmemesi nedeniyle CMK m.231'deki diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan HAGB'ye yer olmadığına karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Bu karar, HAGB şartlarından olan 'zararın giderilmesi'nin öncelikli olarak maddi zararı kapsadığını ve manevi zararın giderilmesinin bu şart açısından aranmadığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, eğer somut olayda tespit edilmiş bir maddi zarar yoksa, bu HAGB'ye engel teşkil etmemeli, diğer şartların (sanığın kişiliği, yeniden suç işlemeyeceği kanaati vb.) varlığı halinde HAGB kararı verilebilmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, CMK m.231/6-c, Yargıtay 14. CD 01.04.2013)