TCK m.136'da düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunda 'hata' kavramının (TCK m.30) uygulanmasını, 'esaslı hata' (TCK m.30/1) ile 'kaçınılmaz hata' (norm bilgisizliği - TCK m.30/4) arasındaki farkları ve Yargıtay'ın bu konudaki güncel yaklaşımını irdeleyiniz. Özellikle 'verinin kişisel veri olup olmadığını bilmeme' halinin ceza sorumluluğuna etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50246

TCK m.136'da düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunda, failin hataya düşmesi (TCK m.30) ceza sorumluluğunu etkileyebilir. TCK m.30 iki tür hatayı düzenler: 1) Esaslı hata (TCK m.30/1): 'Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki unsurları bilmemesi.' Örneğin, failin paylaştığı verinin kişisel veri niteliğinde olduğunu bilmemesi veya bu verinin başkasına ait olduğunu düşünmemesi gibi durumlarda esaslı hata söz konusu olabilir. Eğer failin tasavvuru doğru olsa idi suç meydana gelmeyecekse, fail cezalandırılmayacaktır. Bu hata, kastı kaldıran bir hatadır ve uygulamada kaçınılmaz hataya göre daha fazla gerçekleşmektedir. 2) Kaçınılmaz hata (norm bilgisizliği - TCK m.30/4): 'İşlediği fiilin haksızlık teşkil ettiğini bilmemesi.' Yani bir fiilin suç olarak düzenlendiğini failin bilmemesidir. TCK m.4'teki 'kanunu bilmemek mazeret sayılamaz' kuralı gereği, kaçınılmaz hatanın tatbiki çok güç ve istisnai olup, genellikle ülkede yaşamayan yabancılar gibi durumlarda gündeme gelir. Yargıtay, kişisel verinin özelliği, işlenmesi ve paylaşılmasında sıklıkla gündeme gelebilecek esaslı hata haline vurgu yapmaktadır. Örneğin, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 18.09.2019 tarihli, 2018/8466 E. ve 2019/9054 K. sayılı kararı, hukuka uygunluk sebebi ve hata halinin titizlikle araştırılması gerektiğine dikkat çekerek, 'sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da tespit edilmesi gerekir' ibaresiyle bu durumu vurgulamıştır. Eğer fail, paylaştığı bilginin kişisel veri olduğunu bilmiyorsa ve bu bilgiye ilişkin tasavvuru doğru olsaydı fiili işlemeyecekse, esaslı hataya düşmüş sayılabilir ve kast unsuru oluşmayacağı için cezalandırılmaz, zira TCK m.136 taksirli sorumluluk öngörmez. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-islenmesinin-ve-paylasilmasinin-hukukiligi, TCK m.4, 30, 136, Yargıtay 12. CD 18.09.2019)