TCK m.232'deki kötü muamele suçu ile TCK m.96'daki eziyet suçu arasındaki temel farklılıkları ve 'kötü davranma' kavramının bu iki suç bağlamındaki yorumunu somut Yargıtay kararları üzerinden karşılaştırınız. Özellikle suçun işleniş biçimindeki 'sistematik' ve 'süreklilik' unsurlarının eziyet suçunu nasıl diğerinden ayırdığını tartışınız.
TCK m.232'deki kötü muamele suçu ve TCK m.96'daki eziyet suçu, mağdura yönelik insan onuruyla bağdaşmayan fiilleri cezalandırır, ancak işleniş biçimi ve unsurları açısından farklılaşırlar. Kötü muamele (TCK m.232/1), merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak davranışları kapsar (yarı aç bırakma, uyutmamak gibi) ve kasten yaralama, tehdit, sövme gibi başka suçların dışında kalan fiillerdir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/1412 E., 2020/8 K. sayılı kararında, kötü muamelenin 'muamele' kelimesiyle bir işleyiş ve süreci de kapsadığı, ancak her koşulda mutlak süreklilik aranmadığı, ani bir fiille de oluşabileceği belirtilmiştir. Eziyet suçu (TCK m.96/1) ise, bir kişiye 'insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması'nı gerektirir. Temel ve ayırıcı özelliği, bu fiillerin 'ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde' işlenmesidir. Bu sistematiklik ve süreklilik, eziyetin işkence gibi kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerini vurgular ve daha ağır cezayı gerektirir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 13.06.2014 tarihli, 2014/439 E. ve 2014/14662 K. sayılı kararında, sanığın mağdura vücudunun çeşitli yerlerinde morluk oluşturacak şekilde vurmak, aç bırakmak, sürekli aşağılamak, terlikle yaralamak şeklindeki eylemlerinin 'uzun zaman dilimine yayıldığı' ve 'bir bütün halinde eziyet suçunu oluşturduğu' kabul edilmiştir. Bu kararlar, kötü muamele ile eziyet arasındaki temel farkın, fiillerin 'sistematik ve sürekli' bir işleyişe sahip olup olmadığı ve mağdur üzerinde yarattığı derin ve uzun süreli tahrip edici etkiler olduğunu ortaya koyar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, TCK m.96, 232, Yargıtay CGK 2016/1412, Yargıtay 8. CD 13.06.2014)