Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın imar kirliliğine neden olma suçunda (TCK m.184) 'mücavir alan' ile ilgili 2015/71 E. sayılı itiraz gerekçesinde 'Belediye sınırı' kavramının 'mücavir alanı' da kapsadığını savunmasının temel argümanlarını ve bu argümanların 3194 sayılı İmar Kanunu ile Belediye Kanunu'ndaki düzenlemelerle nasıl desteklendiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50239

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın imar kirliliğine neden olma suçunda (TCK m.184) 'mücavir alan' ile ilgili itiraz gerekçesinde, 'Belediye sınırı' kavramının 'mücavir alanı' da kapsadığı savunulmuştur. Bu savunmanın temel argümanları ve dayanakları şunlardır: 1) Mücavir Alanın Tanımı ve Amacı: 3194 sayılı İmar Kanunu m.5'te 'Mücavir Alan; imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır' şeklinde tanımlanır. Başsavcılık, mücavir alan sınırlarının idari sınırlar olmayıp, iktisadi, sosyal ve kentsel gelişmeleri planlı bir şekilde yönetmek ve denetlemek amacıyla belediyelerin yetkisine verilen yerler olduğunu vurgular. Bu, belediyelerin sadece kendi sınırları içinde değil, mücavir alanlarda da imar faaliyetlerini denetleme ve düzenleme yetkisine sahip olduğunu gösterir. 2) İmar Kanunu'nun Kapsamı: 3194 sayılı İmar Kanunu m.2'de 'Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir' denilmesi, kanunun yürürlük alanında mücavir alanları da kapsamına aldığını gösterir. 3) Belediye Hizmetleri ve Gelirleri: Başsavcılık, mücavir alanlara su ve yol gibi belediye hizmetlerinin götürülebileceğini ve bu alanlardan belediyelerin çeşitli vergi ve harç (Emlak Vergisi, Bina İnşaat Harcı vb.) tahsil edebileceğini belirtir. Maden Kanunu'ndaki bazı payların mücavir alanda belediyeye aktarılması da buna örnektir. 4) Amaç Birliği: Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, İmar Kanunu'nun uygulanmasında, belediye sınırı ile mücavir alanı kapsayan bölgelerin hemen hemen aynı hukuki statüye tabi tutulduğu, belediyelere öngörüde bulunularak çarpık yapılaşmanın önüne geçmek için mücavir alanların tahsis edildiği ve ruhsatsız yapıların önüne geçilmesi amaçlandığı savunulmuştur. Dolayısıyla, imar bakımından söz edilen amaçların yerine getirilmesinde belediye sınırı ile mücavir alanın eşitlendiği, bu alanlardaki ruhsatsız binaların da TCK m.184 kapsamında suç oluşturması gerektiği ileri sürülmüştür. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/mucavir-alan-ozel-imar-rejimi/, TCK m.184, 3194 SK m.2, 5, 45, Belediye Kanunu m.5)