Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 07.02.2017 tarihli, 2015/25067 E. ve 2017/1313 K. sayılı kararı ışığında, sanığın müştekiye yönelik 'devamlı suretle hakaret', 'kötü davranma', 'ev eşyalarını satma' gibi eylemlerinin TCK m.232'deki kötü muamele suçu olarak nitelendirilmemesinin ve diğer suçlar (hakaret, tehdit, kasten yaralama) yönünden değerlendirilmesi gerektiğinin gerekçelerini açıklayınız. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi kararlarının verilmesinde yapılan usul hatalarını irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50234

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 07.02.2017 tarihli kararı, sanığın müştekiye yönelik 'devamlı suretle hakaret ettiği, kötü davrandığı, ev eşyalarını satmak suretiyle kötü muamelede bulunduğu' iddiasını incelemiştir. Yargıtay, TCK m.232'deki kötü muamele suçunun, 'yaralama, tehdit, sövme gibi Kanun'un başka maddelerinde açıkça düzenlenen fiillerden farklılaşması' gerektiğini belirtmiştir. Müştekinin soruşturma evresindeki beyanlarında sanığın kendisine hakaret ettiğini, tehdit ettiğini ve zaman zaman dövdüğünü açıklaması karşısında, sanığın bu eylemlerinin kendi özel suçlarını (hakaret, tehdit, kasten yaralama) oluşturduğu ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali niteliğindeki eylemlerin de ayrı suçlar oluşturduğu kabul edilmiştir. Mahkemenin, bu eylemleri kötü muamele suçundan cezalandırmayı mümkün kılan unsurun iddianame kapsamında gösterilmemesi nedeniyle, kötü muamele suçundan mahkumiyet kararı verilmesini bozma nedeni saymıştır. Karar ayrıca, HAGB ve erteleme kararlarında yapılan usul hatalarına da değinmiştir: CMK m.231/6 uyarınca, engel mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılması gerekirken, 'sanığın ertelemeye engel sabıkası olduğundan' şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle HAGB'ye yer olmadığına karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Ayrıca, hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK m.53/1'deki hak yoksunluklarına karar verilmemesi de bozma nedeni sayılmıştır. Bu karar, kötü muamele suçunun 'yedek norm' niteliğini ve diğer özel suçların önceliğini vurgulamaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, TCK m.53/1, 232, CMK m.231/6)