Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 04.07.2018 tarihli, 2016/9441 E. ve 2018/10820 K. sayılı kararı ışığında, TCK m.232'deki 'kötü muamele suçu'nda 'süreklilik' unsurunun yorumunu ve sanığın eşini 'kolundan tutup evden dışarı atması' eyleminin bu bağlamda nasıl değerlendirildiğini açıklayınız. Yetkisiz ve yetersiz gerekçeyle kötü muamele suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının nedenini irdeleyiniz.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 04.07.2018 tarihli kararında, TCK m.232'de düzenlenen kötü muamele suçunun oluşması için mağdura yönelik fiillerin 'süreklilik arz etmesi' ve 'kanunda düzenlenen fiillerden farklılaşması' gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu suçun örnekleri olarak yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalıştırmaya mecbur bırakma gibi eylemler gösterilir. Somut olayda, sanığın resmi nikahlı eşi olan katılanı, aralarında çıkan tartışma neticesinde 'kolundan tutup evden dışarı atması' şeklindeki eylemi ele alınmıştır. Yargıtay, bu eylemin ne şekilde süreklilik gösterdiğinin denetime olanak verecek biçimde açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle kötü muamele suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Bu karar, tek seferlik bir fiilin, kötü muamele suçunun aradığı 'süreklilik' veya 'bir süreç içinde işlenme' niteliğini taşımadığını ve bu nedenle TCK m.232 kapsamında değerlendirilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Eğer bu fiil (kolundan tutup dışarı atma), kasten yaralama gibi başka bir suç tipine uyuyorsa, o suçtan yargılama yapılması gerekir. Mahkemenin yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı vermesi, suçun maddi unsurlarının (özellikle süreklilik) tam olarak tespit edilmeden hüküm kurulması anlamına gelir ve hukuki güvenlik ilkesi açısından sorun teşkil eder. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, TCK m.232)