Taksirle öldürme suçunda (TCK m.85) 'iş kazası' nedeniyle sorumluluğun belirlenmesi sürecini, özellikle iş güvenliği ve işçi sağlığı kurallarına riayet edilmemesinin kusur tespitindeki önemini açıklayınız. Büyük şirketlerde 'sorumlu müdür' veya 'şantiye şefi' gibi pozisyonların ceza sorumluluğu üzerindeki etkisini ve şirket ortaklarının/yöneticilerinin sorumluluğuna geçiş koşullarını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50224

İş kazası neticesinde meydana gelen ölümler, Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu (TCK m.85) kapsamında resen soruşturulur. Sorumluluğun belirlenmesinde, iş güvenliği ve işçi sağlığı kurallarına riayet edilmemesi büyük önem taşır; zira bu durumlar işverenin veya ilgili kişilerin kusurlu olduğunu gösterir (örneğin, güvenlik ekipmanı verilmemesi, fazla çalıştırma). Kusur tespiti, iş güvenliği uzmanlarından alınan bilirkişi raporlarıyla yapılır. Bu raporlar, kazanın meydana gelmesinde kimlerin ne ölçüde kusurlu olduğunu belirler. Uygulamada, büyük şirketlerde 'sorumlu müdür', 'şantiye şefi', 'üretim sorumlusu gıda mühendisi' veya 'sorumlu elektrik mühendisi' gibi pozisyonlardaki kişiler, iş kazası sebebiyle taksirle ölüme neden olma suçundan yargılanabilmektedir. Bu kişiler, kendi görev alanlarındaki iş güvenliği tedbirlerini alma yükümlülüğünü ihlal ettikleri takdirde kusurlu bulunurlar. Ancak, sorumlu müdürün veya şefin uyarılarına rağmen, şirketin iş güvenliği için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemleri sağlamaması halinde, şirket ortaklarının veya üst düzey yöneticilerinin de iş kazası nedeniyle taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan sorumlu tutulması mümkündür. Bu, 'kusur sorumluluğu' ilkesinin bir yansıması olarak her somut olayın özelliklerine göre kusur dağılımının yapıldığı anlamına gelir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html)