Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 tarihli, E. 2009/6-242 ve K. 2009/291 sayılı kararı ile 13.11.2007 tarihli, E. 2007/6-210 ve K. 2007/234 sayılı kararları ışığında, hırsızlık suçunda 'malın değerinin azlığı' (TCK m.145) kavramının uygulanma koşullarını ve bu koşulların belirlenmesinde 'daha çoğunu alabilme olanağı varken gereksinimi kadar alma' ölçütünün yanı sıra, olayın bütününün (suçun işleniş şekli, mağdur/sanık konumu, yer/zaman) nasıl değerlendirildiğini tartışınız. Kullanılmış ayakkabı hırsızlığı ve cep telefonu yağması olaylarındaki farklı yorumları karşılaştırınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 tarihli kararı, hırsızlık suçunda TCK m.145'in uygulanmasında 'malın değerinin azlığı' kriterini ve hakimin takdir yetkisini ele almıştır. Karar, 145. maddenin, 'daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma' görüşüyle bütünüyle reddedilmesinin mümkün olmadığını, ancak maddenin sadece bu tanımlamayla sınırlandırılamayacağını belirtmiştir. Hakim, 'az olarak kabul edilecek değerin' ceza vermekten vazgeçmesini gerektirecek ehemmiyetsiz ölçüde olmasını ararken, aynı zamanda suçun işleniş şekli, mağdur veya sanığın konumu, olayın gerçekleştiği yer ve zaman gibi 'olayın bütününü' dikkate almalıdır. Kullanılmış ayakkabı hırsızlığı olayında (15.12.2009 tarihli karar), sanıkların 76 çift çalıntı ayakkabıyla yakalanması, bu işe özel araç tahsis etmeleri ve kolay para kazanma yöntemi olarak benimsemeleri nedeniyle TCK m.145'in uygulanma koşullarının bulunmadığına hükmedilmiştir, zira sadece sahipleri saptanabilen dört çift ayakkabının değil, olayın bütününün değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna karşılık, cep telefonu yağması olayında (13.11.2007 tarihli, E. 2007/6-210 ve K. 2007/234 sayılı karar), 70-80 bin lira değerindeki cep telefonunun TCK m.145 kapsamındaki 'değer azlığı' ölçütleri nazara alındığında, 'ceza verilmemesini' haklı kılacak ehemmiyetsiz düzeyde olmadığı ve ceza indirimini de gerektirmediği sonucuna varılmıştır. Bu iki karar, değerin objektif ölçüsünün yanı sıra, failin kastı, eylemin planlılığı, mağdur üzerindeki etki ve eylemin genel tehlikelilik durumunun da TCK m.145 uygulamasında belirleyici olduğunu gösterir. (Kaynak: ayboga.av.tr/malin-degerinin-az-olmasi-nedeniyle-indirim/, TCK m.145, Yargıtay CGK 15.12.2009, 13.11.2007)