TCK m.115'te düzenlenen 'İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçu'nun soruşturma ve kovuşturma süreçlerini, şikayet süresi ve zamanaşımı hükümleri açısından değerlendiriniz. Bu suçta etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağını ve görevli mahkemeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50218

TCK m.115'teki suç, 'şikayete bağlı' bir suç değildir; yani Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen soruşturulması gerekir. Bu nedenle, mağdurun şikayetçi olmasına gerek yoktur ve şikayetten vazgeçme de dosya üzerinde bir etki yaratmaz. Şikayet süresi bu suç için geçerli değildir. Dava zamanaşımı süresi, TCK m.66 uyarınca, bu suç için 8 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre dolduğunda dava düşer ve yargılama sona erer. Soruşturma evresi, savcılığın şüpheli hakkında yeterli somut delil ve şüpheye ulaşmasıyla iddianame düzenlemesiyle sonuçlanır. Kovuşturma evresi, görevli mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle başlar ve duruşmalı olarak yürütülür. Bu suç için etkin pişmanlık hükümleri (TCK m.168) uygulanmaz, zira kanunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecek suç tipleri arasında sayılmamıştır. Görevli mahkeme ise, 5235 sayılı Kanun m.10, 11 ve 12 uyarınca, suç için kanunda öngörülen cezanın alt sınırı itibarıyla 'Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olsa dahi görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi olacaktır. Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkeme ise, suçun asıl hareket unsuruna göre değişiklik arz eder. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/inanc-dusunce-ve-kanaat-hurriyetinin-kullanilmasinin-engellenmesi-sucu/, TCK m.66, 115, 168, CMK m.253, 5235 SK m.10, 11, 12)