Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 03.11.2015 tarihli, 2014/4148 E. ve 2015/12528 K. sayılı kararı ışığında, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan ecrimisil davalarında görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini savunan karşı oy gerekçesini açıklayınız. Bu görüşün, HMK m.23/2'deki 'kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve ilişkin kararların bağlayıcılığı' ilkesiyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu tartışınız.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 03.11.2015 tarihli kararındaki karşı oy, dava konusu olayda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini savunmuştur. Karşı oy gerekçesine göre, dava apartman yöneticiliği adına, kat maliki olan davalılara karşı açılmış ve ortak alanın haksız kullanımına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi açıkça 'Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir' hükmünü içermektedir. Ortak alana elatma ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisil talebinin de bu kanun kapsamında olduğu, dolayısıyla davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HMK m.23/2'deki 'kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar' ilkesiyle ilişkisi ise karmaşıktır. Somut olayda, davaya konu ilk derece mahkemesi kararının temyiz dairesince (önceki bozma ilamında) görev yönünden değil, taraf sıfatı yönünden bozulmuş olması, görev hususunun zımnen de olsa kesinleştiği anlamına gelmez. Karşı oy, usul hükümlerinde kıyas yolu olmadığını ve görev hususunun hiç değerlendirilmemiş olmasının zımni bir görevlilik kararı sayılamayacağını vurgulamıştır. Bu bağlamda, kesinleşen kararın sadece değindiği hususlar bakımından bağlayıcı olduğu, görev gibi temel bir hususun esastan incelenmemiş olması halinde, görevsizlik kararının her zaman verilebileceği savunulmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-23-inceleme-usulu-ve-sonucu.html, HMK m.23/2, 634 SK Ek m.1, Yargıtay 1. HD 03.11.2015)