Ceza Muhakemesi Kanunu m.119/4'te düzenlenen arama sırasında 'ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulması' usulünün amacını ve bu usuli güvencenin ihlalinin elde edilen delillerin hukuka uygunluğu üzerindeki etkisini açıklayınız. Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ve hukuka aykırı delillerin mahkumiyete esas alınamaması ilkesini Budak/Türkiye kararı bağlamında irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50215

CMK m.119/4'e göre, 'Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.' Bu usulü güvencenin amacı, aramanın şeffaflığını sağlamak, olası kötüye kullanmaları (örneğin delil yerleştirme iddiaları) engellemek ve delillerin güvenilirliğini artırmaktır. Bu hükme aykırı davranılması halinde elde edilen deliller hukuka aykırı hale gelir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 30.06.2020 tarihli, 2018/5887 E. ve 2020/3545 K. sayılı kararında, arama sırasında hazurun olarak sanığın kardeşinin hazır olduğu ancak diğer bir kişinin eksik bulundurulmasının kanuna aykırılık teşkil ettiği ve 'delillerin sıhhatini şüpheli hale getiren bir durumun söz konusu olduğu' belirtilmiştir. Karar, bu arama sonucu bulunan uyuşturucu maddenin hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağına hükmetmiş, zira hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller dışarıda bırakıldığında sanığın mahkumiyetine yeterli başkaca delil bulunmamıştır. Bu durum, Türk hukukundaki 'mutlak delil yasağı' ilkesinin bir yansımasıdır. İHAM'ın Budak/Türkiye kararında da, CMK m.119/4 ihlali nedeniyle elde edilen delillerin mahkumiyete esas alınmasının adil yargılanma hakkını (İHAS m.6) ihlal ettiğine karar verilmiştir. İHAM, Türk Anayasası ve CMK'nın hukuka aykırı delillerin kullanılamayacağı konusunda çok net hükümler içerdiğini ve bu üstün usuli güvencelerin yerel mahkeme tarafından uygulanmamasının yargılamayı adil olmaktan çıkardığını belirtmiştir. Bu kararlar, delil toplama sürecindeki usuli hataların, yargılamanın geneline sirayet ederek adil yargılanma hakkını ihlal edebileceğini açıkça göstermektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ihas-m53-cercevesinde-hukuka-aykiri-delillerin-kullanilmasi/, CMK m.119/4, Yargıtay 20. CD 30.06.2020)