TCK m.232'deki 'Kötü Muamele Suçu'nun genel fail niteliğini ve bu suçun 'kamu görevlisi' tarafından işlenmesi durumunda (TCK m.119/1-e) ceza artırımına tabi olmasını açıklayınız. Aynı konutta yaşayan ve/veya idare/bakım yükümlülüğü altındaki kişilerle ilgili bu suçun özelliklerini irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50214

TCK m.232'deki kötü muamele suçu, 'özgü suç' niteliğinde değildir; yani faili 'herkes' olabilir. Ancak, TCK m.119/1-e uyarınca, bu suçun 'kamu görevlisi tarafından kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi' halinde ceza bir kat artırılacaktır. Bu durum, kamu görevlilerinin konumlarının getirdiği sorumluluğu ve nüfuzu kötüye kullanmalarının daha ağır yaptırıma tabi olmasını sağlamayı amaçlar. Suçun konusu, aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine (TCK m.232/1) veya idaresi altında bulunan, büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek/sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişiye (TCK m.232/2) karşı kötü muamelede bulunmaktır. TCK m.232/1, aile ilişkisi olmasa dahi aynı konutta yaşayan kişiler arasındaki kötü muameleyi kapsarken, TCK m.232/2 daha özel bir yükümlülükten (terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması) kaynaklanan kötü muameleyi düzenler. Bu, suçun farklı aile ve yaşam düzenlerindeki kötü muameleleri kapsayacak şekilde geniş bir uygulama alanına sahip olduğunu gösterir. Fail ve mağdur arasındaki özel ilişki, suçun oluşumunda ve nitelendirilmesinde önemli bir rol oynar. Örneğin, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 20.02.2017 tarihli kararı (E. 2015/29053, K. 2017/1786), çocuklarına sokakta mendil sattıran ebeveynlerin eylemini TCK m.232/1 değil, TCK m.232/2 kapsamında değerlendirmiştir, çünkü bu eylem bakım yükümlülüğünün kötüye kullanılmasıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-232-kotu-muamele-sucu.html, kadimhukuk.com.tr/makale/inanc-dusunce-ve-kanaat-hurriyetinin-kullanilmasinin-engellenmesi-sucu/, TCK m.119/1-e, 232)