Taksirle öldürme suçunda (TCK m.85) 'Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)' kararının uygulanma şartlarını ve bilinçli taksir haliyle ilişkisini açıklayınız. HAGB kararının verilebilmesi için mağdurun uğradığı zararın giderilmesi şartının önemini ve uygulamasını irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50209

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), fail hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 5 yıl süre ile hüküm doğurmaması ve bu süre sonunda cezanın kendiliğinden düşmesiyle sonuçlanan bir ceza hukuku kurumudur (CMK m.231). Taksirle öldürme suçunda HAGB uygulanabilirliği, suçun 'basit taksir' veya 'bilinçli taksir' ile işlenmesine göre değişir. Bilinçli taksirle işlenen suçlarda, kural olarak ceza miktarı nedeniyle HAGB mümkün değildir (TCK m.22/3 uyarınca artırım yapıldığı için ceza genellikle 2 yılın üzerine çıkar). Basit taksirle işlenen taksirle öldürme suçunda ise, eğer hükmolunan ceza 2 yıl veya altında ise HAGB mümkündür. HAGB kararı verilebilmesi için CMK m.231/6'da belirtilen şartların başında 'Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi' gelir. Taksirle öldürme suçunda mağdurun zararı, vefat eden kişinin yakınlarının maddi ve manevi zararlarını kapsar. Özellikle maddi zararın karşılanması, HAGB kararının verilebilmesi için zorunlu bir şarttır. Yargıtay, mağdurun zararının giderildiğinin dosya kapsamında bilgi ve belgeyle mevcut olmaması durumunda HAGB kararının verilmemesini isabetli bulmuştur. Bu şart, HAGB'nin sadece faile ikinci bir şans tanımakla kalmayıp, aynı zamanda mağdurun uğradığı zararın telafi edilmesini de güvence altına alarak adaleti sağlamayı amaçlar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, CMK m.231)