Taksirle öldürme suçundan (TCK m.85) yargılanan failin cezasının Adli Para Cezasına (APC) çevrilme şartlarını, TCK m.50/4 hükmü ve 'bilinçli taksir' ayrımını dikkate alarak açıklayınız. Taksirli suçlarda APC'ye çevirmede ceza süresi sınırı olup olmadığını ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını irdeleyiniz.
Taksirle öldürme suçunda, fail hakkında hükmolunan hapis cezasının Adli Para Cezasına (APC) çevrilmesi TCK m.50'de düzenlenmiştir. TCK m.50/4'e göre, 'Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.' Bu madde, taksirle öldürme suçunda, fail hakkında verilen hapis cezasının miktarı ne olursa olsun (uzun süreli de olsa, örneğin 15 yıl), koşulları varsa adli para cezasına çevrilebileceği anlamına gelir. Yani, taksirli suçlarda APC'ye çevirme açısından bir ceza süresi sınırı bulunmamaktadır. Ancak bu durum, 'bilinçli taksirle' işlenen suçlar için geçerli değildir; bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunda verilen cezanın APC'ye çevrilmesi mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/362 K. sayılı kararında, trafik kazası neticesinde iki kişinin ölümü ve bir kişinin yaralanması nedeniyle asli kusurlu olan sanık hakkında, ölenlerin yakınlarının maddi ve manevi zararının giderilmemiş olması, pişmanlık belirtisi göstermemesi ve kusur oranının fazlalığı gibi nedenlerle hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesinde isabetsizlik bulunmadığına karar vermiştir. Bu karar, hakimin takdir yetkisinin koşullara göre nasıl kullanılacağını göstermekle birlikte, taksirli suçlarda uzun süreli hapis cezasının dahi APC'ye çevrilebileceği genel ilkesini doğrulamaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, TCK m.50/4, 85, Yargıtay CGK K.2017/362)