TCK m.115 kapsamında inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin engellenmesi suçunun temel cezasını ve TCK m.119'daki nitelikli hallerin ceza üzerindeki etkisini açıklayınız. Ayrıca, bu suç açısından uzlaşma, adli para cezasına çevirme, erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) müesseselerinin uygulanma şartlarını ve sonuçlarını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50202

TCK m.115'te düzenlenen inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçunun temel hali için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Suçun nitelikli halleri ise TCK m.119'da düzenlenmiştir; bu hallerde (silahla işlenmesi, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi, kişinin kendini tanınmayacak hale koyması, imzasız mektupla/özel işaretlerle işlenmesi, suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi) verilecek ceza yarıya kadar arttırılır. Suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ile birlikte işlenmesi halinde TCK m.119 uyarınca kasten yaralama hükümleri de uygulanır. Uzlaşma: TCK m.115'teki suç, uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir (CMK m.253). Adli Para Cezasına Çevirme: Verilen hapis cezasının bir yılın altında olması durumunda adli para cezasına çevrilebilir (kısa süreli hapis cezalarında mümkündür). Erteleme: Hükmedilen hapis cezasının iki yıldan az olması durumunda, cezanın infazı ertelenebilir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Sanık hakkında verilen cezanın iki yıl veya altında olması durumunda HAGB kararı verilebilir (CMK m.231). Bu kararın verilebilmesi için sanığın kişisel özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları, yeniden suç işlemeyeceği kanaati gibi şartlar aranır. TCK m.115 için etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/inanc-dusunce-ve-kanaat-hurriyetinin-kullanilmasinin-engellenmesi-sucu/, TCK m.115, 119, CMK m.231, 253)