TCK m.85'te düzenlenen taksirle öldürme suçunda, failin sorumluluğunu etkileyen hallerden 'mağdurun taksirli davranışının etkisi' ve 'şahsi cezasızlık hali' (TCK m.22/6) kavramlarını detaylı bir şekilde açıklayınız. Şahsi cezasızlık halinin uygulanabilmesi için aranan temel şartları ve özellikle 'münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından' ibaresinin yorumunu Yargıtay kararlarıyla birlikte irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50194

Taksirle öldürme suçunda, failin sorumluluğu 'herkes kendi kusurlu fiilinden sorumludur' ilkesine dayanır ve objektif sorumluluk rejimi yerine kusur sorumluluğu rejimi uygulanır. Mağdurun taksirli davranışı, nedensellik bağını kesmediği sürece failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, ancak TCK'da kusurun derecelendirilmesi suretiyle doğrudan bir ceza indirimi söz konusu olmadığından, bu durum sadece temel cezanın tayininde dikkate alınabilir. Şahsi cezasızlık hali (TCK m.22/6) ise taksirli suçlar bakımından kendine özgü bir düzenlemedir: 'Taksirli hareketi sonucu meydana gelen neticenin münhasıran failin şahsi ve ailevi durumu bakımından artık bir cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması halinde faile ceza verilmeyecektir.' Bu durumda 'ceza verilmesine yer olmadığına' kararı (CMK m.223/4-a) verilir. Bu hükmün uygulanabilmesi için üç temel şart aranır: 1) Taksirle işlenmiş suç bulunmalıdır (kasten işlenen suçlarda veya bilinçli taksirde doğrudan uygulanmaz, bilinçli taksirde indirim nedeni olabilir). 2) Meydana gelen netice 'münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından' etkili olmalıdır. Bu şart kendi içinde üç hususu barındırır: a) Failin taksirli eyleminden ağır düzeyde etkilenmiş olması (failin kendi fiilinin mağduru durumuna düşmesi). b) Failin 'ailevi durumu' itibarıyla etkilenmesi: Fail ile mağdur arasında belli derecede yakınlık (aynı aileden olma ilişkisi) bulunmalıdır. Yargıtay, aile kavramının somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiğini, akrabalık derecesinden çok toplumsal gerçekliğin önemli olduğunu belirtir. c) Taksirli suçtan 'münhasıran failin kişisel ve ailevi hayatının etkilenmiş' olması: Fail ve ailesi dışında üçüncü kişilerin de olaydan bizzat zarar görmemiş olması gerekir. Yargıtay CGK'nın 2014/216 E., 2014/363 K. sayılı kararı, birden fazla kişinin öldüğü veya yaralandığı hallerde bu fıkranın uygulanamayacağını belirtmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, TCK m.22/6, 85, CMK m.223/4-a, Yargıtay CGK 2014/216, 2014/363)