İmar kirliliğine neden olma suçunun (TCK m.184) uygulama alanının 'belediye sınırları' ve 'özel imar rejimine tabi yerler' ile sınırlı olmasının nedenlerini açıklayınız. Özellikle 'mücavir alan' kavramının bu suç kapsamındaki yerini, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/71 E., 2018/540 K. sayılı kararındaki karşı oy ve Başsavcılık itiraz gerekçeleriyle birlikte değerlendirerek, ceza hukukundaki kanunilik ilkesi açısından doğurduğu sonuçları tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50190

TCK m.184/4 hükmüne göre, 'Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.' Bu sınırlama, kanun koyucunun bu suç tipiyle korunmak istenen hukuki yararı belli coğrafi alanlarla sınırlandırmasıdır. Özel imar rejimine tabi yerlere organize sanayi bölgeleri, turizmi teşvik alanları vb. örnek verilebilir. 'Mücavir alan' ise 3194 sayılı İmar Kanunu m.5'te 'imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlar' olarak tanımlanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/71 E., 2018/540 K. sayılı kararındaki tartışma, mücavir alanda yapılan kaçak inşaatın TCK m.184/1'deki suçu oluşturup oluşturmadığına odaklanmıştır. Çoğunluk kararı, belediye sınırları ile özel imar rejimine tabi yerler haricindeki mücavir alanlarda bu suçun işlenemeyeceğine hükmetmiştir. Gerekçe olarak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 'belediye sınırları' ve 'mücavir alan' kavramlarını ayrı ayrı kullanması ve TCK m.184/4'ün uygulama alanını bilinçli olarak 'belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerler' ile sınırlaması gösterilmiştir. Ceza hukukunda kanunilik ilkesinin bir sonucu olarak, kanunda açıkça belirtilmeyen bir alanın suç kapsamına dahil edilemeyeceği vurgulanmıştır. Karşı oy ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı ise, mücavir alanların imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyetinde olması, kentleşmeyi ve çarpık yapılaşmayı önleme amacı taşıması nedeniyle belediye sınırı ile hemen hemen aynı hukuki statüye tabi tutulması gerektiğini savunmuştur. Ancak nihai karar, kanunilik ilkesi gereği mücavir alanlarda özel imar rejimi bulunmadıkça TCK m.184'ün uygulanmayacağını, bu durumlarda sadece 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca idari yaptırımların (mühürleme, yıkım, idari para cezası) uygulanabileceğini kabul etmiştir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/mucavir-alan-ozel-imar-rejimi/, TCK m.184/4, 3194 SK m.5, 21, 32, 42, 45, Yargıtay CGK 2015/71 E., 2018/540 K.)