TCK m.184/1'de düzenlenen 'İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu'nda korunan hukuki değerin ne olduğu konusundaki doktrin tartışmalarını ve metinde yer alan kendi kanaatinizi açıklayınız. Ayrıca, bu suçun faili olabilecek kişiler açısından (yüklenici, taşeron, usta, kalfa, işçi ve yapı denetim hizmeti veren teknik kişiler) ceza sorumluluğunun sınırlarını ve tartışmaları ilgili Yargıtay kararlarıyla birlikte irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50189

TCK m.184'te düzenlenen İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu'nda korunan hukuki değer konusunda doktrinde farklı görüşler bulunmaktadır: Bir görüşe göre imar düzeni, diğerine göre Anayasa m.56 uyarınca bireylerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, bir başkasına göre ise şehirlerde düzgün, güvenli yapılaşmanın sağlanması ve imar kirliliğinin önlenmesine ilişkin kamu yararıdır. Metinde yer alan kanaat, hem suçun düzenlendiği yer hem de konusu birlikte değerlendirildiğinde, plansız ve çarpık kentleşmenin önüne geçilmesi ve Anayasa m.56 ile güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının korunmasıdır. Fail açısından: Kanun gerekçesinde yüklenici, taşeron, usta veya kalfa ile inşaat sahibinin fail olacağı belirtilmiştir. İşçilerin sorumluluğu için, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 13.02.2012 tarihli kararı (E. 2010/27045, K. 2012/2535) uyarınca, inşaatın ruhsatsız ve imar planına aykırı olduğunu bilerek hareket ettiklerinin kanıtlanması gerekir. Aksi halde TCK m.30'daki hata hükümleri değerlendirilir. Yapı denetim hizmeti veren teknik kişilerin sorumluluğu ise tartışmalıdır: Bir görüşe göre asli fail (gerekçeden hareketle), diğer görüşe göre yardım eden (TCK m.39/2-c), bir diğer görüşe göre ise görevi kötüye kullanma (TCK m.257) suçunu oluşturur (4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun m.9/1). Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 01.10.2016 tarihli kararı (E. 2015/37849, K. 2016/16953) bu fiillerin TCK m.257 kapsamında görevi kötüye kullanma olduğunu belirtmiştir. Metindeki kanaat de, TCK m.184/1'in icrai hareketle işlenebildiği, ihmali hareketle mümkün olmadığı için bu kişilerin asli fail olamayacağı, eylemlerinin TCK m.257 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/binanin-vasfi-ve-yapidaki-tamiratin-imar-kirliligine-neden-olma-sucuna-etkisi, TCK m.30, 39/2-c, 56, 184/1, 257, 4708 SK m.9/1, Yargıtay 4. CD 13.02.2012, Yargıtay 18. CD 01.10.2016)