Yargıtay içtihatlarında TCK m.136'daki suçun oluşabilmesi için kişisel verinin 'kaydedilmiş haliyle' paylaşılması gerekip gerekmediği hususunda yaşanan görüş farklılığını (Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 14.02.2018 ve 10.04.2019 tarihli kararları ışığında) değerlendiriniz. Bu farklılaşmanın 'kanunilik ilkesi' açısından doğurduğu sonuçları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50188

Yargıtay içtihatlarında TCK m.136'daki suçun maddi unsuru olarak kişisel verinin 'kaydedilmiş haliyle' paylaşılması gerekip gerekmediği hususunda bir görüş farklılığı yaşanmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 14.02.2018 tarihli kararında, suçun oluşabilmesi için kişisel verilerin 'kaydedilmiş halde bulunması, kaydedilmiş haliyle başkalarına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi' gerektiği belirtilmiş, akılda tutulan veya duyu organlarıyla vakıf olunan verilerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, TCK m.134 özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebileceği ifade edilmiştir. Ancak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 10.04.2019 tarihli kararında bu görüşün aksine, kişisel verilerin kaydedilmeden önce öğrenilmesi, hafızada tutulan kişisel verilerin başkalarına açıklanması veya duyu organları aracılığıyla vakıf olunmasının da aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karara göre, TCK m.136'da suçun oluşumu için kişisel verinin kaydedilmesi şartı aranmamaktadır. Bu farklılaşma 'kanunilik ilkesi' (suçta ve cezada kanunilik) açısından önemlidir; çünkü ikinci karar, kanun metninde açıkça belirtilmeyen bir unsurun (kayıtlı olma) suçun oluşumu için zorunlu olmadığına işaret ederek, suçun uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilmesinin önüne geçmek gibi gerekçelerle kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edebilecek bir yorumun reddedildiği anlamına gelmektedir. Doktrin de ikinci kararın isabetli olduğunu, m.136'dan bahsedebilmek için m.135'in (kişisel verilerin kaydedilmesi) gerçekleşme şartının olmadığını belirtmiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-islenmesinin-ve-paylasilmasinin-hukukiligi, Yargıtay 12. CD 14.02.2018, 10.04.2019)