TCK m.136'da düzenlenen 'Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunun seçimlik hareketlerini (verme, yayma, ele geçirme) açıklayınız. Bu suçun oluşumu için 'saik veya amaç unsuru' aranmamasının pratikteki önemini ve 'hukuka aykırı olarak' ibaresinin hukuka uygunluk sebepleriyle ilişkisini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50187

TCK m.136'ya göre, 'Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.' Bu suçun seçimlik hareketleri şunlardır: 'Verme' kişisel verinin bir kişiyle paylaşılması; 'Yayma' birden çok kişiyle paylaşılması; 'Ele geçirme' ise kişisel veriye hukuka aykırı şekilde ulaşılmasıdır. Madde metni incelendiğinde, bu suçun oluşumu için belirli bir 'saik veya amaç unsuru' aranmadığı anlaşılır. Bu, suçun işlenme kastı olmadan, örneğin iletişim sağlama veya ticari faaliyet gibi çeşitli saiklerle kişisel veri paylaşıldığında dahi suçun kolaylıkla gündeme gelebileceği anlamına gelir. Bu durum, failin kişisel veriyi ne amaçla paylaştığının ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, ancak cezanın tayininde dikkate alınabileceği anlamına gelir. Madde metninde yer alan 'hukuka aykırı olarak' ibaresi ise büyük önem taşır; çünkü tipikliğe uygun fiilin gerçekleştiği tespit edildikten sonra, TCK genel hükümleri (özellikle TCK m.26/2'deki ilgilinin rızası) ve KVKK m.5 ve 6 gibi hukuka uygunluk sebeplerinin somut olayda bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Eğer hukuka uygunluk sebebi varsa, fiil suç teşkil etmeyecektir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-islenmesinin-ve-paylasilmasinin-hukukiligi, TCK m.26/2, 136, KVKK m.5, 6)