Yargıtay'ın 14.02.2018 tarihli kararında, TCK m.136 suçunun oluşumu için kişisel verinin 'kaydedilmiş halde bulunması' gerekliliğine dair ilk görüşünü ve 10.04.2019 tarihli kararında bu görüşten nasıl dönüldüğünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50032

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 14.02.2018 tarihli, 2017/2960 E. ve 2018/1541 K. sayılı kararı başlangıçta, TCK m.136 suçunun oluşumu için kişisel verilerin 'kaydedilmiş halde bulunması, kaydedilmiş haliyle başkalarına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi' gerektiğini belirtmiştir. Ancak, aynı Daire'nin 10.04.2019 tarihli, 2018/8152 E. ve 2019/4886 K. sayılı kararında bu görüşün aksine, kişisel verilerin kaydedilmeden önce öğrenilmesi, hafızada tutulan kişisel verilerin başkalarına açıklanması veya kişisel verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olunmasının da TCK m.136 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu son karar, suçun oluşabilmesi için kişisel verinin kaydedilmesinin zorunlu olmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 14.02.2018 tarihli, 2017/2960 E. ve 2018/1541 K., Yargıtay 12. Ceza Dairesi 10.04.2019 tarihli, 2018/8152 E. ve 2019/4886 K., sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-islenmesinin-ve-paylasilmasinin-hukukiligi)