Mağdurun taksirli davranışının, failin taksirli suçtan (TCK m.22) sorumluluğuna etkisini, Yargıtay'ın 30.09.2014 tarihli ve 2013/12-706 E., 2014/406 K. sayılı kararı çerçevesinde analiz ediniz. Mağdurun kusuru, nedensellik bağını keser mi ve cezanın belirlenmesinde nasıl bir rol oynar?
Mağdurun taksirli davranışı, kural olarak failin taksirli sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve nedensellik bağını kesmez. Yargıtay'ın 2014/406 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mağdurun kendi kusurlu hareketiyle neticenin gerçekleşmesine katkıda bulunması, ancak bu davranışın tek başına ve münhasıran neticeyi doğuracak nitelikte olmaması durumunda, failin sorumluluğu devam eder. Örneğin, yola aniden fırlayan bir yayaya çarpan aşırı süratli bir sürücü olayında, hem yayanın hem de sürücünün taksirli davranışı neticeye katkıda bulunmuştur. Sürücünün taksirli sorumluluğu ortadan kalkmaz. Mağdurun kusurunun cezanın belirlenmesindeki rolü ise TCK m.61'deki temel cezanın belirlenmesi aşamasındadır. TCK'da kusurun derecelendirilmesi suretiyle (örneğin 1/4, 1/2 oranında) bir ceza indirimi mekanizması öngörülmemiştir. Ancak hakim, TCK m.61/1 uyarınca temel cezayı alt ve üst sınırlar arasında belirlerken, failin kusurunun ağırlığını değerlendirirken mağdurun da kusurlu davranışını dikkate alabilir. Mağdurun kusuru ne kadar fazlaysa, failin kusurunun ağırlığı o nispette azalacak ve temel ceza alt sınıra yaklaştırılarak belirlenecektir. Nedensellik bağının kesilmesi için mağdurun davranışının, failin eylemini tamamen etkisiz kılacak, öngörülemez ve tek başına neticeyi doğuracak nitelikte (mücbir sebep veya beklenmedik hal gibi) olması gerekir ki bu çok istisnai bir durumdur.