TCK m.309'da düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun 'serbest hareketli' bir suç olması ne anlama gelmektedir? Bu suçun işleniş biçimlerine (düzeni ortadan kaldırma, yerine başka düzen getirme, fiilen uygulanmasını önleme) ilişkin kanundaki üç ayrı seçimlik hareketin ortak ve farklı yönleri nelerdir?
'Serbest hareketli' bir suç olması, kanun koyucunun suçu oluşturan fiili belirli bir hareketle sınırlamadığı, suçun tipikliğini sağlayan neticeye (Anayasal düzeni ihlal etme tehlikesi) yol açan her türlü 'cebir ve şiddet' içeren hareketle işlenebileceği anlamına gelir. Yani failin kullandığı yöntem veya araç önemli değildir; önemli olan, eylemin amaçlanan sonuca ulaşmaya elverişli olmasıdır. TCK m.309'da sayılan üç seçimlik hareket, suçun işleniş biçimlerini tanımlar ve bunlardan herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir: 1) Anayasanın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs: Bu, mevcut anayasal sistemi (parlamenter demokrasi, kuvvetler ayrılığı, hukuk devleti vb.) tamamen yıkmaya, yok etmeye yönelik en radikal eylemdir. Amaç, bir anarşi veya düzensizlik hali yaratmak olabilir. 2) Bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye teşebbüs: Bu halde, mevcut düzeni ortadan kaldırmanın yanı sıra, yerine totaliter, teokratik, monarşik gibi Anayasanın temel ilkeleriyle bağdaşmayan alternatif bir düzen kurma amacı vardır. 3) Bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs: Bu, mevcut düzeni tamamen ortadan kaldırmayı veya değiştirmeyi amaçlamasa da, Anayasanın temel kurumlarının (TBMM, Hükümet, Yargı) çalışmasını cebir ve şiddetle fiilen engellemeye yönelik daha sınırlı bir eylemdir. Örneğin, Meclis'in toplanmasını veya seçimlerin yapılmasını zorla engellemek bu kapsama girer. Bu üç hareketin ortak yönü, hepsinin 'cebir ve şiddet' kullanılarak ve Anayasanın temel düzenine yönelik bir 'teşebbüs' niteliğinde olmasıdır. Farklı yönleri ise, failin nihai amacının kapsamı ve yoğunluğudur; tamamen yok etme, yerine başka bir şey koyma veya sadece işleyişini engelleme şeklinde derecelenir.