TCK m.106/1'de düzenlenen tehdit suçunun basit hali ile TCK m.106/2'de düzenlenen nitelikli halleri arasında uzlaşma ve tutuklama tedbiri açısından ne gibi temel farklar bulunmaktadır?
Tehdit suçunun basit ve nitelikli halleri arasında soruşturma ve kovuşturma usulü açısından önemli farklar bulunmaktadır. Bu farklar şunlardır: 1) Uzlaşma: TCK m.106/1'in birinci cümlesinde yer alan hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik basit tehdit suçu ile ikinci cümlesinde yer alan malvarlığına veya sair bir kötülüğe yönelik tehdit suçu, CMK m.253 uyarınca 'uzlaşma' kapsamındadır. Soruşturma aşamasında savcılık, dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermek zorundadır. Taraflar anlaşırlarsa soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanır. Buna karşılık, TCK m.106/2'de sayılan nitelikli haller (silahla, imzasız mektupla, birden fazla kişiyle, örgüt gücüyle işlenen tehdit) uzlaşma kapsamında değildir. Bu suçlarda uzlaşma prosedürü işletilmez. 2) Tutuklama Tedbiri: CMK m.100/4'e göre, 'Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.' TCK m.106/1'deki basit tehdit suçunun cezasının üst sınırı (hayata yönelik olan dahil) 2 yıldır. Bu nedenle, basit tehdit suçundan (TCK m.106/1) dolayı şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilemez. Ancak, TCK m.106/2'deki nitelikli hallerin cezasının üst sınırı 5 yıl olduğu için, bu suçlardan dolayı CMK m.100'deki diğer koşulların (kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni) varlığı halinde tutuklama kararı verilebilir.