Bir disiplin soruşturmasında atanan soruşturmacının (muhakkik), hakkında soruşturma yürütülen memurdan daha alt bir hiyerarşik kademede olması, tesis edilecek disiplin cezasının hukuki geçerliliğini nasıl etkiler? Bu durumun 'tarafsızlık' ve 'usulde paralellik' ilkeleri açısından önemini tartışınız.
Bir disiplin soruşturmasında soruşturmacının, soruşturulan memurdan daha alt bir rütbe veya unvanda olması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre soruşturmanın sıhhatini zedeleyen ve tesis edilecek disiplin cezasını usul yönünden sakatlayan önemli bir hukuka aykırılıktır. Bu kuralın temelinde yatan ilkeler şunlardır: 1) Tarafsızlık ve Objektiflik İlkesi: Ast konumundaki bir soruşturmacının, üstü konumundaki bir memur hakkında herhangi bir baskı veya etkiden uzak, tamamen objektif ve tarafsız bir soruşturma yürütmesinin fiilen zor olacağı kabul edilir. Hiyerarşik yapı, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesine engel teşkil edebilir. 2) Usulde Paralellik İlkesi: Disiplin amirliği ve ceza verme yetkisi nasıl ki hiyerarşik bir yapıya göre belirleniyorsa, bu cezaya temel teşkil edecek olan soruşturmayı yürütme yetkisinin de bu hiyerarşiye uygun olması gerekir. Astın, üstünü soruşturması bu paralelliği bozar. Danıştay kararlarında (örneğin, Danıştay 12. Daire, E. 2018/8802 K. 2021/484), 'disiplin soruşturmasını yapmak üzere görevlendirilecek kişinin, hakkında soruşturma yapılacak kişiye veya en azından onunla aynı düzeyde birine eşit veya daha üst bir görevde bulunması gerektiği' açıkça belirtilmektedir. Bu kurala uyulmadan yapılan bir soruşturma sonucunda verilen disiplin cezası, soruşturma usulüne aykırılık nedeniyle idare mahkemesinde açılacak bir davada iptal edilir. Bu, usulün esasa mukaddem olması ilkesinin bir gereğidir.