TCK m.83'te düzenlenen 'Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi' suçunun oluşabilmesi için ihmali davranışın 'icrai davranışa eşdeğer' sayılmasının koşulları nelerdir? 'Garantörlük' kavramını bu koşullar çerçevesinde açıklayınız.
TCK m.83/1, bir kişinin ihmali (pasif) davranışından dolayı kasten öldürmeden sorumlu tutulabilmesi için, bu ihmalin aktif bir 'icrai davranışa eşdeğer' olması gerektiğini belirtir. Maddenin ikinci fıkrası, bu eşdeğerliğin hangi durumlarda kabul edileceğini iki halde sınırlı olarak saymıştır. Bu haller, failin hukuken neticeyi önleme yükümlülüğü altında olduğu, yani 'garantör' olduğu durumlardır: 1) Kanuni Düzenlemelerden veya Sözleşmeden Kaynaklanan Yükümlülük (TCK m.83/2-a): Failin, neticeyi önlemeye yönelik belirli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğü, bir kanun hükmünden (örneğin, Medeni Kanun uyarınca anne-babanın çocuğuna bakma yükümlülüğü) veya taraflar arasında yapılmış bir sözleşmeden (örneğin, bir hasta bakıcının hastasına bakma, bir cankurtaranın boğulma tehlikesi geçirenleri kurtarma yükümlülüğü) kaynaklanıyorsa, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi icrai davranışa eşdeğer sayılır. 2) Önceki Tehlikeli Davranış (TCK m.83/2-b): Fail, daha önceki bir davranışı ile başkasının hayatı için tehlikeli bir durum yaratmışsa, bu tehlikeyi ortadan kaldırma veya neticenin doğmasını engelleme yükümlülüğü altına girer. Bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi de icrai davranışa eşdeğerdir. Örneğin, bir kişiye kasten veya taksirle çarpıp yaralayan sürücünün, yaralıyı ölüme terk etmesi bu duruma örnektir. 'Garantörlük', bu iki halde ortaya çıkan ve kişiye başkasının hukuki değerlerini koruma veya belirli bir tehlike kaynağını kontrol altında tutma şeklinde özel bir hukuki yükümlülük yükleyen statüdür. Sadece garantör statüsündeki bir kişinin ihmali, kasten öldürme gibi bir neticeli suçun icrai hareketine eşdeğer tutulabilir.